Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2012

Arsenal 6-1 Southampton

Skordan bağımsız şekilde zevkli bir maç seyrettik. Premier Lig'in alışık olduğumuz tempolu futbol yapısına Arsenal'ın teknik kapasitesi yüksek oyuncularının, efektif futbolu eklenince 90 dakika boyunca keyif veren bir maç ortaya çıktı.

Arsenal bu maça kadar kalesinde gol görmemişti. Bu maçta da yenilen gol haricinde Southampton, Arsenal kalesinde kayda değer bir tehlike yaratamadı. Elbette bu durumun baş mimarları stoperde yakaladıkları harika uyumla Mertasacker ve Vermaelen. Pozisyon bilgileri, müdahale zamanlamaları, soğukkanlılıkları, topu oyuna sokma becerileriyle savunmanın göbeğinde harika bir tandem oluşturdu bu ikili. Gibbs de gayet iyi görünüyor, savunmanın yanı sıra hücumda da zaman zaman bindirmeleriyle büyük etki yaratıyor zira bu maçta Southampton'lı oyuncuların kendi kalelerine bıraktıkları iki golde de son müdahaleden önce topa vuran Gibbs'ti. Jenkinson ise sırıtmıyor. Ne çok iyi, ne çok kötü, ortalama bir futbol oynuyor.

Savunma güven verirken hücumdaki etkinliğin ilk haftalarda skora yansımaması can sıkıcıydı ancak Liverpool maçında elde edilen 2-0'lık net skorun ardından bu hafta da bol gollü bir maç izledik.



Cazorla müthiş bir transfer, hücumun her bölgesinde oynayabiliyor, saha görüşü, hızı, tekniği mükemmel. Her yönüyle dört dörtlük bir oyuncu. Yine oyun içerisinde oldukça hareketli ve etkili bir futbol ortaya koyan Podolski ile çok iyi bir uyum yakaladılar. Öte yandan Gervinho da bu maç Arsenal'ın ofansta oyunu domine etmesinin ve üst düzeyde hücumsal etkinlik yakalamasının baş aktörlerinden biriydi, birkaçı hariç maç boyunca aldığı topların hiçbirini boşa harcamadı, takım arkadaşlarıyla iletişimi, pas trafiğine olumlu katkısı ve attığı iki golle maçın yıldızlarındandı. Elbette Chamberlain'i de unutmamak gerek. Süratli oyunu, tekniği, dinamizmi ve kıvrak bilekleriyle zaman zaman rakip savunmaya zor anlar yaşattı. Ancak topu ayağında bu kadar gevelemeden biraz daha hızlı çıkarırsa hem onun hem takım açısından daha iyi olacaktır, elbette daha çok yolu var Wenger'in elinde zamanla pişecektir.

Yine gençlerden Coquelin de sahadaydı bu maçta. Fazla sırıtmasa da, şimdilik düzenli ilk 11 oynayabilecek seviyede değil. Ancak maç içerisinde dönem dönem attığı etkili paslarla kumaşını belli etti. Chemberlain için söylediklerimiz onun için de geçerli, zamanla daha da gelişecektir.

Neticede ilk dört haftayı göz önüne aldığımızda savunması sağlam, bol pozisyona giren, izlerken keyif veren bir Arsenal görüyoruz. Bunun en büyük sebebi de Wenger'in iyi futbolcular olmalarının yanı sıra, takıma ve Arsenal'ın oyun mantalitesine deyim yerindeyse 'cuk oturan' nitelikte transferlere imza atması.

*Fotoğraflar Arsenal.com'dan alıntıdır.


8 Ağustos 2012

Santi Cazorla & Arsenal

Arsenal, Barcelona ile birlikte Avrupa liglerinde sempati duyduğum iki takımdan biri. İki takımı da sevme sebebim aynı, total futbol dediğimiz bol pas yapmaya ve takım halinde hücum/takım halinde savunmaya dayalı felsefeyi benimsemiş olmaları ve altyapıya, kendi futbolcularını yetiştirmeye verdikleri önem. Arsenal, futbol bakımından Barcelona'nın bir-iki tık altında bir takım. Geçen yıl sezona oldukça kötü şekilde girdiler ve 8 gollü United mağlubiyeti adeta soğuk duş etkisi yaptı. Zamanla toparladılar ve sezonu üçüncü bitirerek Şampiyonlar Ligi biletini aldılar.

Wenger bu yıl işi daha sıkı tutuyor ve önceki yıllara nazaran transfere biraz daha fazla eğiliyor. Persie'nin gitme ihtimaline karşı alınan Ligue 1 gol kralı Giroud, önceki yıl adı Galatasaray'la anılırken bir anda yaşadığı patlamayla küme düşen Köln'de 18 gol atmayı başaran ve yeniden Avrupa pazarında piyasası yükselen Podolski'den sonra, son isim Malaga'lı Santi Cazorla oldu.



Birçok kişi bu isme geçtiğimiz sezon oynanan Malaga-Real Madrid maçından aşina. Zira orada son dakikada kaledeki örümcek ağlarını alan ve Bernabeu'yu sessizliğe gömen isimdi Cazorla. Casillas gibi bir kaleciyi bile çaresiz bırakmasından da anlaşılacağı üzere frikikleri etkili kullanabiliyor ve uzaktan şut atma becerisi yüksek. Dribling yapabilen, ayağına hakim, adam eksiltebilen, süratli, teknik bir oyuncu ve genelde kenardan içeri kat eden bir stili var. Son dönemde bir çıkış yakaladı ve bu çıkışla birlikte fazla forma giyemese de İspanya'nın Euro 2012 kadrosunda da kendine yer buldu. Cazorla, iki kanatta da oynayabiliyor ancak Podolski transferini göz önüne aldığımızda Wenger onu muhtemelen sağ kanatta değerlendirecek.